top of page

Aynanın Sureti Yok


Bugünkü Türkçe’ de ayna telaffuzu ile kullanılan kelimenin aslı Farsça âyine ve âyene olup âyen (âhen) “demir “kelimesinden türetilmiştir. O yüzden “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Derler.

Birçok yörede de aynaya, “göz” sözcüğünden türeyen “gözgü” adı verilir. O yüzden de “güzel bakan güzel görür.”Derler.

Her şeyi eş ama ters aksettirme özelliği veren ince sır katmanıyla, kimi zaman bize dost kimi zaman ise onu kıracak kadar sinirlendiren gizemli bir tılsımıyla görüntünün mekânı ayna. Kötülükleri mekânsız kılmak için mi yüzeyi siyah bir örtüyle (veya boya) ile kaplanır bilinmez ama derin bakınca ona, derinlere ittiğimiz kendimizden bile saklamaya çalıştığımız bir şeyleri de yüzümüze vurur ayna.

Suda gördüğü kendi yansımasını, kendinden başka bilip ona âşık olan Narkissos gibi, ya da odanın içindeki sıradan hayatından aynadaki ters görüntü aracılığıyla çıkıp maceralara dalan Âlice gibi, ona bakan için aslında kendisinde olmayan her şeyi bize yansıtır ayna.

 “Aslında baktığımızda gördüğümüz, ne tam anlamıyla biziz ne de tam anlamıyla biz değiliz.”

O halde haydi hep beraber söyleyelim: Ayna ayna söyle bana! 

Bilmemiz gereken yaşarken iletişim kurduğumuz her şeye bir parçamızı da yansıttığımız. Yani her birimiz de aslında birer aynayız. Buna en güzel örnek ise çağlar öncesinden Peygamber efendimiz(sav) zamanından geliyor...

"Bir gün Allah Resulünün huzuruna Hz. Ebubekir gelir "Ne kadar güzelsin ya Resulallah! Sende âlemin güzelliklerini seyrediyorum." der.

Hz. Peygamber; "Doğru, güzel söyledin" buyururlar.

Ardından Ebu Cehil gelir; " Ey Muhammed! Ne kadar çirkinsin sende âlemin çirkinliklerini görüyorum." der.

Peygamber (sav) ona da aynı cevabı verir.

Ashap sorar; "Ya Resulallah biri geldi güzelsin dedi tasdik ettiniz. Diğeri geldi çirkinsin dedi, onu da tasdik ettiniz. Bunun hikmeti nedir?"

Cenab-ı Resul gülümseyerek şöyle cevap verir; “Mümin ayna gibidir. Ona bakan kendisini seyreder.

Ebubekir baktı, güzelliğini seyretti. Ebu Cehil baktı, çirkinliğini seyretti. İkisini de bu yüzden tasdik ettim.”

E… Ne demişler nasıl bakarsan öyle görürsün.

Gençlik yıllarında ilk defa aynanın gizeminin dile getirilişini dinleyen şair Necip Fazıl ne diyordu "Çıktınız umulmaz anda  karşıma”.

Peki, madem biz ayna oluyoruz da karşımızdakiler de bize ayna olmuyor mu? Diyebilirsiniz.

Tabi ki oluyor. Bu açıdan da anlamamız gereken karşımızdakinde gördüğümüz her şeyin aslında kendi yansımamız olduğu gerçeğidir.

 Ne varsa kusur ya da eksiklik, aslında onlara kızmaya hakkımız yok! 

 Başkalarıyla sürdürdüğümüz ilişkiler, sevdiğimiz sevmediğimiz yönleri de bizim onlardaki yansımalarımız.

İnsanın, insanın aynası olduğu daha doğrusu "Müminin, müminin aynası olduğu" bu anlamda daha anlaşılır olur. Bizi ele veren de bu oluyor zaten. Karşımızdakine…

Goethe'ye göre, "İnsan kendini insanda tanır." Yani kendinize ait cevapları da karşınızdakinde bulursunuz veya atalarımızın dediği gibi “söyle bana arkadaşını kim olduğunu söyleyeyim sana”.

Bu yüzden dostlarınız, arkadaşlarınız kısacası diyalog kurduğunuz kişilere bakarak kendi özellikleriniz hakkında bilgi edinebilirsiniz. İnsanlar kendileri gibi olan insanlarla anlaşırlar. Anlaştıkları insanları sever ve onlarla daha çok zaman geçirip daha çok şey paylaşırlar.

Şems’ in Mevlana’ya yaptığı en büyük iyilik “O’nun için ayna vazifesi görmekti.” Kendine kendini gösteren kişi hazine gibidir.

Peki ya o zaman çocuklar yani onlarda, ailelerin aynaları mı oluyor? Bu konuda da EVET! Yine bir atasözü ile özdeşleştirelim; “Eğri ağacın doğru gölgesi olmaz”.Yani doğru biz olmalıyız. Onlara baktıkça kendi yansımamızı göreceğiz ömrümüz yettikçe.

Unutmayın eczane ile cenaze aynı harflerden oluşur. Ecza ve ceza da öyle. O halde dikkat etmezseniz onlar için ya ilaç (şifa)  olursunuz ya da ceza. Tabi ceza olursanız bu cezayı hep birlikte çekersiniz.

Kısacası;

Şimdi akıl aynasından, gönül gözüyle bir düşünelim mademki “aynanın sureti yok görünen kendi suretindir.”

 

--- Siz kendi kendinizin aynası olsaydınız kendinizi gösterir miydiniz? ---

 

Faydalı olması, ümidiyle…

1 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Paradokslar

bottom of page