top of page

Dört Şeyi Boş Tutamazsınız


1) Para:

Para kazanmak için zaman ve emek harcarız ancak gerçekte zor ve güç olan para için çalışmak değil, parayı çalıştırmaktır. Diğer bir ifadeyle önemli olan paranızın sizin için çalışmasını sağlamaktır. Bunun yolu da iyi bir finansal okuryazar olmaktan geçiyor.

Paranızın gerçekten sizin için çalışmasını istiyorsanız mali durumunuzun kontrolünü ele geçirmek zorundasınız. Ardından bir bütçe oluşturarak finansal disiplininizi, mali yönden güvenliğinizi artırmak için kullanmak zorundasınız.

Ekonomi ile ilgili konular hakkında bilgi edinerek ve haberleri takip ederek elde edeceğiniz çıkarımlarınızla kendi rotanızı çizebilirsiniz.

Para kazanmanın, parayı yönetmenin ve para biriktirmenin zor olmasının sebeplerinden bazıları, iş etiğine uygun davranmama, mali disiplin eksikliği, inanç eksikliği, kazandığından çok harcama, kısa süre içinde parayı katlama umuduyla yatırımlarda aşırı risk alma, açgözlülük ve doyumsuzluk gibi psikolojik ve davranışsal kusurlardır.

Öncelikle şunu bilmeliyiz, günümüz küresel sisteminde kâr bölgesi artık üretim ve ticaret değil, finanstır.

Sakıp Sabancı’nın dediği gibi; "Sanayiciliğin yarıdan azı mal üretmek; yarıdan çoğu ise parayı idare etmektir.”

Özellikle de enflasyonist ortamlarda parayı kendiniz için çalıştıramazsanız “kasanızdaki paranız dahi” yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir. 

2) Toprak

Toprak ilk insanlardan bu güne pek çok toplumun en önem verdiği, en saygı duyduğu hatta kutsal kabul ettiği bir öğedir.

İçinde yaşadığımız yüzyılda, dünyamız dışındaki gezegenlere ulaşım sağlayacak kadar ileri bir teknoloji geliştirilmiştir. Fakat öte yandan da insanlar kitleler halinde açlıktan ölmektedirler. Böylece insanlık açısından utanç ve gurur duygularını birbirine karıştıran bir ortamda yaşanmaktadır. Bu çelişkili durumun ortadan kaldırılması için uzay çağı tekniğinden ödün verilmeyeceğine göre, açlığın önüne geçecek çarelerin aranıp bulunması gerekir. Bu çarelerin en önemlilerinden biri, hiç kuşkusuz toprak kaynaklarının daha etkin kullanılması ve verimliliklerinin arttırılmasıdır.

“Toprak, ayaklarımızın altında yaşayan hazinedir.”

Hayatiyetin kaynağı olan toprak, bünyesindekileri koruyup canlılıklarının devam etmesini de sağlar.

Toprak, çeşitli ürün ve hizmetlerin kaynağı olan doğal bir varlıktır. Bu nedenle de canlıların yaşamını sağlayan ve kendisinden sürekli olarak yararlanılan en önemli üretim faktörlerinden biridir. Gerçekten toprak, tüm bitkisel ürünlerin kaynağı, yeraltı servetlerinin ambarı, birçok organizmaların konutu, tüm canlı ve cansız varlıkların yaşam kaynağı veya barınağıdır.

Ne de güzel söylemiştir. Necip Fazıl Kısakürek “Tohum ek, vermezse toprak utansın.” 

3) İnsan

Meyve vermeyen ağacın kuruduğu gibi üretmeyen insan da mutsuz olur, sağlıksız olur. Çalışmak, işinin değerini bilenler için önemli bir zenginliktir. İnsanlar çalışmanın kendilerine sağladığı kazanımlar sayesinde yaşam kalitelerini artırırlar.

İnsan yaradılışı gereği anlam arayan bir varlıktır. Bu yüzden değer kattıkça başarı sağlar, başarı sağladıkça mutlu olur.

İktisat biliminde çalışma gücüne sahip ve çalışmak isteyen, fakat geçerli ücret ve çalışma koşullarında iş bulamayan kimselere işsiz denilmektedir. İşsizlik ile iktisadi büyüme arasındaki ilişki teorik alanda olduğu kadar uygulamada dikkat çeken en önemli konudur.

İşsizliğin uluslararası standart tanımı üç kritere dayanır: - İşi olmama, - İşbaşı yapmaya hazır olma - İş arıyor olma kriterleri. Kişinin işsiz sayılabilmesi için bu kriterlerin üçüne de aynı anda uyması gerekir.

Halen işsizlik hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde karşılaşılan önemli problemlerden birisi olmaya devam etmektedir. Özellikle son yıllarda ekonomik krizlere bağlı olarak yaşanan işsizlik problemi sosyal bir olgu olarak ve toplumsal etkileri açısından sadece iktisatçıların değil aynı zamanda sosyoloji, psikoloji gibi diğer sosyal bilimcilerin ilgi alanına girmiştir.

4) Su

Yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olan hatta yaşamın kaynağı diyebileceğimiz su, sınırlı bir doğal kaynaktır.

İnsanlık için olduğu kadar diğer canlılar, ekosistemler ve yaşam alanları için de var olma ve varlığını devam ettirme açısından yerine başka bir madde ikame edilemeyen su, hayattır ve bütün canlıların esasıdır

Oysaki bugün, nüfus artışı ve artan nüfusun temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla tarım faaliyetlerinin genişlemesi ve sanayi devrimiyle birlikte suya olan ihtiyaç, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar artmıştır.

Günümüzde küresel sorun haline gelen su sorunu, dünyada bazı coğrafyalarda çok ciddi boyutlarda yaşanmaktadır. Küresel ısınma, nüfus artışı, sanayileşme, iklim değişikliği, kirlilik gibi risk ve tehlikeler yüzünden başta su olmak üzere, tüm çevresel unsurlar baskı altında kalmaktadır.

Su sıkıntısının gelecek 20-25 yıl içerisinde Ortadoğu dâhil bazı bölgelerde su krizine dönüşme ihtimalinin olduğu söyleniyor. Yaşanabilecek küresel göçler nedeniyle bazı ülkeler için bu konu belki de bir  “ulusal güvenlik konusu” haline gelebileceği düşünülmektedir.

2 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page