top of page

Yaşam Maliyeti Krizi


Yaşam maliyeti, ister hane halkı isterse birey düzeyinde olsun belirli bir yerde yaşamak için gerekli olan barınma, sağlık ve gıda gibi günlük ihtiyaçların karşılanması için ihtiyaç duyulan para miktarının hesaplanması için ifade edilen; tahmine dayalı ölçümü para ifade edilmesine yarayan terimdir.

Daha kısa bir ifadeyle; memnuniyet düzeyinde belirli bir yaşam standardına ulaşmak için gereken mal ve hizmetlerin tahmini olarak hesaplanması ve bunun para ile ifade edilmesidir.

Tabi ki bu tüketim tercihlerine, harcama eğilimlerine, sosyo-ekonomik koşullara ve hesaplamaların kimin tarafından yapıldığına göre değişebilir.

Tüm dünyada yaşanan pandeminin arkasından, Rusya ile Ukrayna çatışması ve iklim değişikliği gibi unsurlardan etkilenen dünyada; hızla artan enerji faturaları, yüksek enflasyon, vergi ve gıda fiyat artışları ile birlikte gelen geçim maliyeti can yakmaya başladı. Hatta görünen o ki artan yaşam maliyetleri yüzünden, bu durum daha da kötüye gidecek ve daha da can yakmaya devam edecek gibi görünüyor…

Bu aşamada bilinmesi gereken, dünya genelinde yaşanan ve yaşanabilecek bir yaşam maliyeti krizinin sadece ekonomik bir sorun olmasından ziyade, milyonlarca insanın ısınma ve beslenmeden mahrum kalması sebebiyle halk sağlığı üzerinde de yıkıcı bir etki yaratabilecek olmasıdır.

 Örnek vermek gerekirse; Rusya ile Ukrayna savaşının yaratmaya başladığı enerji arz darboğazı, evin yeterli ölçüde ısınması için gereken enerjinin sağlanamaması veya ısınma masrafının karşılanamamasıyla insanların soğuk ve rutubetli evlerde oturmasına, devamında da grip dâhil olmak üzere birçok yaygın hastalık açısından ağırlaştırıcı etkilere sebep olacaktır. Özellikle de altmış yaşın üzerindekiler ile astım gibi solunum yolu hastalığı yüzünden ölenlerin sayısında artış yaşatabileceği öngörülebilir.

Yaşam maliyetinin yükselmesinin sebep olduğu temel gıda fiyatlarının yükselmesi ve teminin zorlaşması, ürün boyutlarının küçülmesi başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere tüm toplumda yetersiz ve dengeli beslenme sorununu ortaya çıkaracaktır. Bunun sonucu ise zihinsel sağlık üzerindeki etkilerinden tutun da, doğum kusurlarına kadar birçok bozukluğuns ebebi olarak karşımıza çıkacaktır.

Yaşanacak bir yaşam maliyet krizinin ticari ve iş hayatına da etkileri azımsanamayacak kadar fazla olacaktır. Örnek vermek gerekirse; yiyecek ve fiziksel bir ofise ulaşım masraflarının artması, gerek işyerlerini gerekse çalışanları daha fazla hibrit çalışmaya yönlendirecektir. Bu ve benzeri sonuçlar da tüketicileri daha az harcamaya yönlendirecek ve ticari hayatta durgunluğa sebep olabilecektir. Aynı şekilde ısınma, ulaşım ve gıda maliyetlerinin yükselmesi pandemide olduğu gibi dünya genelinde okulları da online eğitim ve öğretime geri döndürebilecektir.

Bilindiği gibi insanın en temel ihtiyaçlarından bir tanesi de barınma ihtiyacıdır. Dünya genelinde yaşanmakta olan yüksek enflasyon inşaat maliyetlerinin yükselmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda konut arzında daralma talepte ise yükseliş görülmektedir. Konut yapımında yaşanan durgunlukla birlikte, geçimini kira üzerinden yapan ev sahipleri kiraları yükseltebilmektedir. Diğer ülkelerden gelen göçlerin de barınma krizini beraberinde getirmesi azımsanamayacak ölçüdedir. Özellikle büyük kentlerde ev fiyatlarının ve kiraların yükselmesinin, yaşam maliyetine etkisi çok yüksektir. Bu konuya ülkemizden bir örnek vermemiz gerekirse; aylarca sınavlara çalışıp, üniversiteyi kazanan öğrenciler, barınma sorunu ve maliyetinin yüksekliği nedeniyle tercihlerini küçük şehirlerdeki üniversitelere yapmaya başlamışlardır.

İnsanın birçok farklı tanımı var olsa da en yaygın olan bir diğeri de ¨insan sosyal bir varlıktır¨ tanımıdır. Dolayısıyla hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçları olan insanın toplumdan soyutlanması imkânsızdır. Ancak dünya genelinde rekor seviyeye yükselen işsizlik ve artan döviz kurları nedeniyle artan borçluluk bırakın sosyalleşmeyi, paralelinde artan akaryakıt fiyatlarıyla yolculuk yapmayı bile imkânsız kılıyor.

Sonuç olarak;

Dünyada yaşanan sürece bakarsak “en kötüsünün henüz gelmediği” görülüyor.

Çok yüksek boyutta olası yaşanan ve yaşanacak yaşam maliyeti krizi; yoksulluk kaynaklı stres olarak bilinen, aile ve toplum ilişkilerini etkileyen, tecrit ve dışlanma duygularını yaratan bir krize dönüşebilmektedir. Bunun sonucu da farklı toplumsal olayların oluşmasına olanak verebilmektedir.  

 

Not: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

3 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page