SMMM Odalarında Yetkilendirme ve Görevlendirmede Gelişim Vakti
- Özkan Çinar

- 13 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) odaları, meslek camiamızın sesi, gücü ve temsilcisi olarak önemli bir misyon üstlenir. Bu kurumlar, üyelerinin haklarını korurken, mesleğin etik standartlarını ve gelişimini sağlamak adına kritik roller oynar. Ancak, bu önemli sorumluluğun hakkıyla yerine getirilebilmesi için, oda yönetimlerinin etkin, liyakat esaslı ve temsil gücü yüksek kadrolarla şekillenmesi elzemdir.
Meslektaşlarımızın beklentileri, sadece geçmişin alışkanlıklarına sıkışmayan, yeniliklere açık ve değişen dünyaya hızlı adapte olan bir yönetim anlayışının hâkim olması yönündedir. Böylece, odalarımız hem üyelerine karşı şeffaf ve hesap verebilir olur hem de mesleğin saygınlığını ve sürdürülebilirliğini güvence altına alır.
Yönetilen Değil, Yönetenlere İhtiyaç Var
Ne yazık ki, zaman zaman bazı yönetim kademelerinde, belli altyapı ve geleneklerden gelen ve ağırlıklı olarak “hazır kalıplara uyum sağlayabilen” isimlerin tercih edildiğine şahit olduk. Futbol dünyasındaki altyapı sistemlerine benzer şekilde, bu durum bazen yeni ve farklı vizyonların önünü tıkayabiliyor.
Oysa mesleğin geleceğini şekillendirecek olanlar, yönetilen değil yöneten, temsil ettikleri kitleleri etkin şekilde yönlendirebilecek, inisiyatif alabilecek ve vizyon sahibi bireylerdir. Bu da hem kurumların dinamizmini artırır hem de mesleğin çağdaş yüzünü oluşturur.
Deneyim ve Taze Bakış Bir Arada Olmalı
Tecrübe paha biçilmezdir ve meslek için büyük değer taşır. Ancak bu deneyim, sorumluluk almaya istekli, donanımlı ve çağın gereklerine uyum sağlayan yeni kuşakla harmanlanmadıkça tam anlamıyla etkili olamaz. Böyle bir denge, odaların daha sağlam ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlar.
Liyakat ilkesinin etkin uygulanması, sadece bireysel yetkinliklerin değil, ekiplerin ve kurumların performansını doğrudan etkiler. Yetkin olmayan kişilerin yönetim pozisyonlarına getirilmesi, karar alma süreçlerinde gecikmelere, motivasyon kayıplarına ve mesleki itibarın zedelenmesine yol açabilir. Bu durum, sonuçta tüm meslektaşlarımızı ve sektörün itibarını etkiler.
Teknoloji ve Değişime Uyum
Günümüz dünyasında teknoloji ve dijital dönüşüm hızla ilerlerken, mesleğin de bu değişime paralel olarak kendini yenilemesi kaçınılmazdır. Yönetim kadrolarının, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, yenilikçi çözümler üretebilen kişilerden oluşması, mesleğin geleceğe taşınması için kritik önem taşır.
Açıklık ve Katılım Kaçınılmaz
Liyakat esasına dayalı yönetişim ancak şeffaf ve katılımcı bir anlayışla sürdürülebilir. Oda yönetimleri, üyelerinin fikirlerine açık olmalı, karar alma süreçlerinde saydamlığı gözetmeli ve genç meslektaşlara da aktif rol vermelidir. Bu yaklaşım, aidiyet duygusunu pekiştirir ve mesleğe katkıyı artırır.
Geleceğe Yönelik Sorumluluk
Geçmişin tecrübesinden güç alarak, liyakatle yönetilen yapıyı korumak ve geliştirmek, mesleğimizin itibarını artırmanın anahtarıdır. Bu sorumluluk, hepimizin ortak paydasıdır.
Sonuç
SMMM odalarının yönetişim modelleri, mesleğin evrilen ihtiyaçlarına uygun olarak değişmelidir. Bu süreçte geleneklere bağlı kalmak kadar, liyakat, şeffaflık ve katılımın ön plana çıkarılması şarttır.
Meslek camiamızın güçlü ve saygın bir geleceğe yürümesi, bu değerlerin rehberliğinde mümkün olacaktır. Deneyim ve dinamizmin buluştuğu yöneticilerle, mesleğimizin çıtasını birlikte yükseltebiliriz.
Keza;
"Birlikte güçlüyüz; deneyimle yeniliği harmanlayarak, mesleğimizin geleceğini aydınlatmaya devam etmeliyiz."
Faydalı olması ümidiyle...
Bu makalede yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi veya kişisel tavsiye niteliğinde değildir ve yatırım faaliyetinde bulunmaya davet veya teşvik değildir. Herhangi bir yatırım kararının uygunluğu konusunda bağımsız mali ve uygunsa hukuki tavsiye almalısınız. Geçmiş performans gelecekteki performans için bir rehber değildir.




Yorumlar