top of page

V.U.K. 586 Üzerine: Bir Düzenleme Nasıl Okunur?

Güncelleme tarihi: 22 Ara 2025

Soğukkanlı Bir Değerlendirme


Muhasebe mesleği, Türkiye’de yalnızca teknik bir uygulama alanı değil; aynı zamanda kamu düzeniyle, mali disiplinle ve ekonomik güvenle doğrudan temas eden kurumsal bir yapıdır. Bu nedenle meslekle ilgili her düzenleme, yalnızca normatif içeriğiyle değil, yarattığı algı, çağrışım ve uygulama etkileriyle birlikte değerlendirilmelidir.


Bu çerçevede yayımlanan V.U.K. 586 Sıra No’lu Tebliğ, ilk bakışta teknik nitelikli bir düzenleme olarak düşünülmüş ve o şekilde değerlendirilmiş olabilir. Nitekim Tebliğ metninde, vergi idaresinin işleyişine ilişkin bazı usul ve uygulamaları sadeleştirmeyi, süreçleri daha erişilebilir hâle getirmeyi amaçlayan bir yaklaşım olarak ortaya konduğu görülmektedir.


Ancak uygulamada görüldüğü üzere, düzenlemenin etkisi teknik alanla sınırlı kalmamış; meslek camiasında daha geniş bir tartışma zeminini de beraberinde getirmiştir. Bu durum, Tebliğ’in yalnızca içerdiği hükümlerden değil, meslek–idare ilişkisinin hangi çerçevede okunması gerektiğine dair farklı yaklaşımlardan kaynaklanmaktadır.


Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, tartışmanın konusu kadar, hangi dil ve hangi kavramsal zemin üzerinden yürütüldüğüdür. Zira muhasebe mesleği, yıllar içinde yalnızca yasal yetkilerle değil; sorumluluk, güven ve uygulama pratiğiyle şekillenmiş bir alandır. Bu nedenle teknik nitelikli bir düzenlemenin dahi, mesleki sınırlar ve kurumsal dengeler bağlamında değerlendirilmesi şaşırtıcı değildir.


Öte yandan, hukuki metinlerin yalnızca uygulama biçimleri ve iletişim dili üzerinden değil; mevcut yasal çerçeveyle kurduğu ilişki ve yarattığı sorumluluk alanları üzerinden de okunması gerekir. Zira teknik nitelikli düzenlemeler dahi, yerleşik mesleki yapılarla temas ettiğinde, doğal olarak daha geniş bir hukuki ve kurumsal bağlamda değerlendirilir.


Yani tartışmanın sağlıklı bir zeminde ilerleyebilmesi için, bir düzenlemenin salt varlığından ziyade; mevcut mesleki yapı ve sorumluluk dengeleri içinde nasıl konumlandığı ve ne tür sonuçlar doğurabileceğinin birlikte ele alınması gerekir.


Bu bağlamda ortaya çıkan tartışma, bir yetki ya da alan meselesinden çok; meslek–idare ilişkisinin hangi düşünsel ve kurumsal zeminde ele alındığına işaret etmektedir. Sağduyulu ve yapıcı değerlendirmeler ise, mesleğin geleceğine katkı sunacak daha dengeli bir tartışma ortamının oluşmasına imkân tanıyacaktır.


Sağlıklı bir meslek–idare ilişkisinde, tepkiler kadar muhakeme; sesler kadar doğru çerçeveler de belirleyici rol oynar. Tartışmaların kalıcı değeri, ulaştığı sonuçlardan ziyade, nasıl bir düşünme zemini ürettiğiyle ölçülür.


Faydalı olması ümidiyle.


Özkan Çinar

Mali Müşavir


“Bu makalede yer alan bilgiler yatırım veya kişisel tavsiye niteliği taşımamakta olup, herhangi bir yatırım faaliyetinde bulunmanız için çağrı veya teşvik amacı gütmemektedir. Yatırım kararlarınızı verirken bağımsız mali danışmanlık ve gerekirse hukuki danışmanlık almanız önemlidir. Ayrıca, geçmiş performanslar gelecekteki performanslar için bir rehber değildir.”


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page