top of page

İşçinin Sır Saklama Borcu


Bilindiği üzere devamlılık ilişkisine haiz iş sözleşmeleri esasen karşılıklı güven üzerine inşa edilir. Sözleşme imza edilirken karşı tarafa duyulan güvenin önem derecesi çok yüksektir.

İş sözleşmelerinin kişisellik yönü, işçi açısından sadakat borcu olarak kendinin gösterirken, işveren açısından da (sadakat borcu da olsa) sınırsız olamayacağı düşünülmeli ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda sadakat borcu;  6098 sayılı TBK.’nun “396. Maddesinde  “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. 

İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür. İş sözleşmesinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur.” Şeklinde ifade edilmiştir.

Kanun metninden de anlaşılacağı üzere bu borç işçinin işverene ait işe veya işletmeye ilişkin olup saklanması zorunlu bilgileri üçüncü kişilere açıklamama yükümlülüğünü içerir. Aynı zamanda işçinin sır saklama borcu iş ilişkisinin devamı süresince ve iş ilişkisi sona erdikten sonra devam eden bir yükümlülüktür. Diğer bir ifadeyle; iş sözleşmesinin askıda olduğu dönemde dahi varlığını sürdüren bir borç olarak kendini göstermektedir. Bu aşamada bilgilere nasıl ulaşıldığının bir önemi yoktur.

Önem derecesi bu kadar yüksek olan ve işçinin bu borca uymamasının işveren açısından haklı fesih hakkı doğuran bu borçta “iş sırrı” olgusunun iyice anlaşılması gerekecektir.

İş sırrı; iş ve işyeri ile ilgili olan, üçüncü kişiler tarafından bilinmeyen, kamuya mal olmamış, sadece iş yerinde çalışan kişi ve kişiler tarafından bilinen, işverenin de başka kişiler tarafından bilinmesini istemediği, bu bilgilerin saklı kalmasında işverenin haklı bir menfaatinin bulunduğu ve basitçe ve kolayca öğrenilemeyecek her türlü bilgidir.

İlaveten iş sırrı olarak kabul edilen bu bilgilerin patent, buluş veyahut marka olarak tescili gerekmemektedir. Bunun yanı sıra sır konusu olan bilgi veya bilgilerin hukuka, genel ahlaka ve kamu kurallarına aykırı olmaması gerekir.

Ayrıca işverende,“korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunduğunu ispat etmekle yükümlüdür.” 

Yukarıda da değindiğimiz üzere iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra taraflar arasında sırların korunmasına ilişkin yazılı bir anlaşma olmasa dahi, belli sınırlar dâhilinde,  iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin sır saklama yükümlülüğü devam etmektedir. Bu durum hukuki olarak da koruma altına alınmıştır. Konuya ilişkin mahkeme kararları bir hayli çoktur.

Sır saklama yükümlülüğüne ilişkin özel kanunlarda yer alan düzenlemeler de bulunmaktadır. “6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” bu kanunlardan biridir. Kanunun 12/4. maddesi ise "Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder." Hükmünü içermektedir. Bu bağlamda işçilerin iş sırrı kapsamında elde ettikleri kişisel verileri (müşteri bilgileri) sır saklama yükümlülüğüne bağlı olarak saklamaları ve üçüncü kişilerle paylaşmamaları, işten ayrılmalarının devamında dahi devam etmektedir.

Belirtmekte fayda var; “İşçinin saklamakla yükümlü bulunduğu bir sırrı kamu makamlarına açıklamakla mükellef tutulması halinde sır saklama yükümünden bahsedilemez.”

Sonuç;

Sadakat borcunun alt yükümlülüğü olarak kendini gösteren iş sırrının saklanması yükümlülüğünün ihlali işveren haklı fesih hakkı verdiği gibi ayrıca işverenin somut olaya göre tazminat talep etme hakkı doğacaktır.

 

Kaynaklar:

  • 6098 sayılı TBK.’nu

  • 4857 sayılı iş Kanunu

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

 

Not: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

0 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Paradokslar

bottom of page